1
00:00:14,556 --> 00:00:19,356
Yüzyılımızda kutsal şeyler hala varsa

2
00:00:19,356 --> 00:00:23,915
sinemanın kutsal hazinesi diye 
birşey eğer varsa,

3
00:00:23,915 --> 00:00:25,876
benim için bu hazine

4
00:00:25,876 --> 00:00:31,875
Japon yönetmen Yasujiro Ozu’nun
çalışmalarıdır.

5
00:00:31,875 --> 00:00:34,716
Ellidört film yaptı.

6
00:00:34,716 --> 00:00:36,636
20’lerde sessiz filmler,

7
00:00:36,636 --> 00:00:39,076
30’lar ve 40’larda siyah-beyaz filmler,

8
00:00:39,555 --> 00:00:44,836
ve sonrasında, renkli filmler yaptı

9
00:00:45,356 --> 00:00:49,396
12 Aralık 1963’de, 60’ıncı doğum 
gününde, ölümüne kadar 

10
00:00:49,396 --> 00:00:51,596
Araçların son derece ekonomik kullanımı

11
00:00:51,596 --> 00:00:54,556
ve kısıtlı ancak yalın temelleri ile

12
00:00:54,996 --> 00:00:59,195
Ozu’nun filmleri aynı basit öyküyü
yineleyerek anlatır,

13
00:00:59,195 --> 00:01:04,476
hep aynı kişiler
hep aynı şehir:Tokyo.

14
00:01:04,476 --> 00:01:07,395
Bu kayıt, yaklaşık
40 yılı tarayarak,

15
00:01:07,395 --> 00:01:11,196
Japonyada yaşamın dönüşümünü
gözler önüne seriyor.

16
00:01:11,196 --> 00:01:15,996
Ozu’nun filmleri Japon ailesinin
yavaş yavaş bozulmasını

17
00:01:15,996 --> 00:01:20,396
ve buna  eşlik eden ulusal kimlik 
kaybını ele alır. 

18
00:01:20,715 --> 00:01:22,996
Fakat bunu yaparken yeni, batılı veya

19
00:01:22,996 --> 00:01:26,036
Amerikan olana dehşet içersinde 
işaret etmek yerine,

20
00:01:26,036 --> 00:01:30,396
nostalji duygusuna yenik düşmeden,
değişimle birlikte yaşanmakta olan 

21
00:01:30,396 --> 00:01:33,676
kayıplar için ağıt yakar.

22
00:01:34,116 --> 00:01:37,435
Kusursuz Japon filmleri oldukları gibi,

23
00:01:37,435 --> 00:01:41,756
bu filmler aynı zamanda evrenseldirler.

24
00:01:41,756 --> 00:01:44,595
Onları izlerken dünyanın tüm ülkelerindeki

25
00:01:45,076 --> 00:01:47,035
tüm aileleri ayırt edebildiğim gibi,

26
00:01:47,035 --> 00:01:51,356
kendi ailemi, abimi ve kendimi de 
tanıyabiliyorum. 

27
00:01:51,796 --> 00:01:54,875
Benim için, ne öncesinde
ne de sonrasında,

28
00:01:54,875 --> 00:01:59,515
sinema hiçbir zaman özüne ve
amacına bu kadar yakın olmamıştır:

29
00:02:00,036 --> 00:02:02,356
yüzyılımızda bir insanın imgesini sunmak,
öyle ki,

30
00:02:02,955 --> 00:02:06,076
kullanışlı, doğru ve geçerli bir imge olsun,

31
00:02:06,076 --> 00:02:09,116
bu imgede siz kendinizi tanıyabileceğiniz gibi,

32
00:02:09,596 --> 00:02:13,636
imgenin sahibi de kendisini öğrenebilsin.

33
00:03:01,236 --> 00:03:05,036


34
00:03:11,315 --> 00:03:14,315
- Günaydın.
- Oh, günaydın.

35
00:03:14,315 --> 00:03:16,875
- Bugün mü gidiyorsunuz?
- Evet, bu öğleden sonra.

36
00:03:19,075 --> 00:03:22,875
Tüm çocuklarımızı bir arada görmek için
bir fırsat bu. 

37
00:03:23,875 --> 00:03:27,875
Tokyo’ya ulaşmanızı dört gözle
bekliyor olmalılar.

38
00:03:28,795 --> 00:03:31,795
Biz yokken evimize göz kulak olursunuz
değil mi?

39
00:03:32,916 --> 00:03:34,875
Merak etmeyin.

40
00:03:34,875 --> 00:03:37,995
Kıskanıyorum sizi, tüm çocuklarınız 
çok iyi çıktı. 

41
00:03:37,995 --> 00:03:39,955
Şanslısınız!

42
00:03:39,955 --> 00:03:42,476
Sanırım öyle.

43
00:03:43,476 --> 00:03:45,875
Hava gerçekten çok güzel.

44
00:03:45,995 --> 00:03:47,355
Bir lütuf bu.

45
00:03:47,355 --> 00:03:49,996
iyi yolculuklar ve iyi eğlenceler.

46
00:03:49,996 --> 00:03:53,076
Teşekkür ederim.

47
00:03:57,475 --> 00:03:59,715
Şişme yastığı bulamıyorum.

48
00:03:59,715 --> 00:04:02,835
Burada olmalı.
Yeniden bak.

49
00:04:05,275 --> 00:04:07,715
Bekle, işte burada.

50
00:04:07,715 --> 00:04:10,196
- Buldun mu?
- Evet, buldum.

51
00:04:24,315 --> 00:04:28,596
Neyse, Ozu’nun işlerinin
benim övgüme gereksinimi yok

52
00:04:28,596 --> 00:04:30,995
ve sinemanın böylesi kutsal bir hazinesinin

53
00:04:30,995 --> 00:04:35,316
yerleşebileceği tek yer de imgelemlerimizdir. 

54
00:04:35,316 --> 00:04:40,595
Dolayısıyla, Tokyo’ya yaptığım yolculuk
hiçbir şekilde bir hac ziyareti değildi.

55
00:04:40,595 --> 00:04:45,876
Onun zamanından birşeylerin izini
halen sürebilir miyim diye merak içerisindeydim,

56
00:04:45,876 --> 00:04:49,235
filmlerinden geriye kalan birşeyler 
halen var mıydı? 

57
00:04:49,235 --> 00:04:53,556
İmgeler, belki, hatta insanlar?

58
00:04:53,556 --> 00:04:55,955
Yoksa, Tokyo’da çok fazla şey değişmiş, 

59
00:04:55,955 --> 00:04:57,875
Ozu’nun ölümünden beri geçen 20 senede,

60
00:04:58,356 --> 00:05:00,755
geriye bulunabilir birşey kalmamış 
olabilir miydi? 

61
00:05:13,235 --> 00:05:15,555
En ufak bir hafızam kalmamıştı.

62
00:05:15,555 --> 00:05:18,515
Artık hatırlamıyordum.

63
00:05:18,515 --> 00:05:20,915
Tokyo’ya gittiğimi biliyordum.

64
00:05:20,915 --> 00:05:23,755
83’ün baharı olduğunu biliyordum.

65
00:05:23,755 --> 00:05:25,675
Biliyordum.

66
00:05:25,675 --> 00:05:28,595
Yanımda bir kamera vardı
ve görüntüler almıştım.

67
00:05:28,595 --> 00:05:33,395
Bu görüntüler şimdi elimde, ve
benim hafızam haline geldiler.

68
00:05:33,395 --> 00:05:35,795
Ama düşünmeden edemiyorum,

69
00:05:35,795 --> 00:05:38,195
eğer oraya kamerasız gitseydim,

70
00:05:38,195 --> 00:05:41,035
şimdi çok daha iyi hatırlıyor olabilir miydim.

71
00:05:48,275 --> 00:05:50,195
Uçakta havadayken,
bir film gösterdiler.

72
00:05:50,195 --> 00:05:52,115
her zaman olduğu gibi, 
izlememeye çalıştım,

73
00:05:52,115 --> 00:05:55,915
yine her zaman olduğu gibi, 
kendimi filmi izlerken buldum.

74
00:05:55,915 --> 00:05:59,275
Ses olmadan, önümdeki ekranda imgeler 

75
00:05:59,275 --> 00:06:01,675
ancak bu kadar boş gelebilirdi bana. 

76
00:06:01,675 --> 00:06:05,996
Başkasıymış gibi yapan ve 
duyguları taklit eden sahte bir karakter.

77
00:06:08,876 --> 00:06:11,675
Pencereden öylesine dışarı bakmak iyi geldi. 

78
00:06:12,155 --> 00:06:15,515
“Keşke bu şekilde film yapmak mümkün
olsa” diye düşündüm kendi kendime, 

79
00:06:15,995 --> 00:06:18,395
“Hani bazen gözlerini açarsın,

80
00:06:18,875 --> 00:06:22,955
yalnızca bakmak için, herhangi birşey
kanıtlamak istemeden” 

81
00:08:20,195 --> 00:08:21,715


82
00:08:53,115 --> 00:08:56,475
Tokyo bir rüya gibiydi.

83
00:08:56,475 --> 00:08:58,875
Ve bugün, kendi görüntülerim bana

84
00:08:58,875 --> 00:09:00,795
yeni keşfedilmiş gibi görünüyorlar,

85
00:09:00,795 --> 00:09:04,635
Hani, uzun bir zaman sonra
bir parça kağıt bulursunuz,

86
00:09:05,115 --> 00:09:08,955
üzerinde sizin sabahın ilk ışıklarıyla 
karaladığınız rüyanız yazılıdır.

87
00:09:09,435 --> 00:09:10,395
Hayretler içinde okursunuz,

88
00:09:10,395 --> 00:09:12,315
ve hiç tanıdık gelmez,

89
00:09:12,315 --> 00:09:15,195
sanki bir başkasının rüyasıdır. 

90
00:09:15,195 --> 00:09:18,075
Bu nedenle şimdi inanmakta zorlanıyorum,


91
00:09:18,555 --> 00:09:21,435
ben miydim tesadüfen gelen bu mezarlığa,

92
00:09:21,435 --> 00:09:24,795
açmakta olan kiraz ağaçları altında, 

93
00:09:24,795 --> 00:09:29,115
piknik yapan bir grup erkeğin oturduğu
ve içtiği ve güldüğü,

94
00:09:29,115 --> 00:09:31,995
her yanda fotoğraflar çekilirken,

95
00:09:31,995 --> 00:09:38,354
ve kargaların gaklaması kulaklarımda bir süre
daha çınlamaya devam ederken. 

96
00:09:38,354 --> 00:09:40,274


97
00:10:25,514 --> 00:10:29,354
Ne zaman ki metroda 
küçük bir çocuk gördüm,

98
00:10:29,354 --> 00:10:32,715
bir adımını daha atmak istemeyen 
bir erkek çocuk,

99
00:10:32,715 --> 00:10:35,515
o zaman Tokyo görüntülerimin neden bana

100
00:10:36,074 --> 00:10:39,435
bir uyurgezerinkiler gibi geldiğini anladım.

101
00:10:39,435 --> 00:10:41,834
Başka hiçbir şehir, insanları da dahil, 

102
00:10:41,834 --> 00:10:45,195
bana böylesine tanıdık ve samimi gelmemişti 

103
00:10:45,674 --> 00:10:47,594
oraya gitmeden çok önce de bu böyleydi 

104
00:10:48,075 --> 00:10:50,474
Ozu’nun filmleri sayesinde.

105
00:10:50,474 --> 00:10:53,354
Bu tanışıklığı yeniden keşfetmek istemiştim

106
00:10:53,354 --> 00:10:59,114
ve Tokyo’daki görüntülerimin bulmaya 
çalıştığı da bu samimiyetti.

107
00:10:59,114 --> 00:11:01,034
Metrodaki bu küçük çocukta

108
00:11:01,515 --> 00:11:05,834
Ozu filmlerindeki pek çok asi çocuktan 
birini buldum. 

109
00:11:05,834 --> 00:11:08,714
Veya belki de bulmak istedim.

110
00:11:08,714 --> 00:11:13,034
Belki, artık var olmayan birşeyi arıyordum.

111
00:12:39,314 --> 00:12:42,874


112
00:13:20,834 --> 00:13:22,835


113
00:13:35,754 --> 00:13:37,674


114
00:13:44,314 --> 00:13:46,274


115
00:13:55,234 --> 00:13:57,154


116
00:14:00,835 --> 00:14:02,755


117
00:14:42,474 --> 00:14:44,394
O gece geç saatlerde,

118
00:14:44,875 --> 00:14:47,755
ve izleyen tüm gecelerin geç saatlerinde,

119
00:14:47,755 --> 00:14:51,114
çok sayıdaki Pachinko salonlarından birinde 
kendimi kaybettim. 

120
00:14:51,114 --> 00:14:55,914
makinanın önüne oturduğunuzda gelen 
sağır edici gürültüde-

121
00:14:56,394 --> 00:14:58,314
diğerleri arasında bir oyuncu

122
00:14:58,314 --> 00:15:01,594
ama bu nedenle tamamen yalnız -

123
00:15:01,594 --> 00:15:03,514
sayısız metal bilyeyi izlerken,

124
00:15:03,514 --> 00:15:06,394
bilyeler çıkış yolunda çiviler arasında 
dans ederken,

125
00:15:06,394 --> 00:15:10,714
nadiren kazanan bir oyuna dönüşüyor.

126
00:15:10,714 --> 00:15:13,354
Bu oyun bir nevi hipnoz yaratıyor,

127
00:15:13,634 --> 00:15:16,594
garip bir mutluluk hissi.

128
00:15:16,594 --> 00:15:18,994
Kazanmak hiç önemli değil.

129
00:15:18,994 --> 00:15:21,394
Ama zaman geçiyor.

130
00:15:21,874 --> 00:15:24,274
Bir süre için kendinizle bağlantınız
kopuyor,

131
00:15:24,274 --> 00:15:26,194
makine ile bütünleşiyorsunuz,

132
00:15:26,194 --> 00:15:31,474
ve belki de her zaman unutmak istediğiniz 
şeyi unutuyorsunuz. 

133
00:15:31,474 --> 00:15:34,834
Bu oyunun ilk ortaya çıkışı 
kaybedilen savaş sonrası, 

134
00:15:34,834 --> 00:15:39,634
Japonların unutmaları gereken bir 
ulusal travma yaşandığı zamanlar.

135
00:15:39,634 --> 00:15:41,554
Yalnızca yetenekliler ve şanslılar

136
00:15:42,034 --> 00:15:44,434
ve tabii ki profesyonel oyuncular

137
00:15:44,434 --> 00:15:47,314
bilyelerin sayısını yeterince arttırabiliyor 

138
00:15:47,314 --> 00:15:50,594
ve sonrasında değiş-tokuş yapıyorlar
sigara ve yiyecek ile, 

139
00:15:50,594 --> 00:15:54,514
elektronik aletler veya 
ödeme fişleri ile 

140
00:15:54,514 --> 00:15:58,354
yasal olmasa da nakite çevrilebiliyor

141
00:15:58,354 --> 00:16:01,554
komşu sokak aralarından birinde. 

142
00:16:22,194 --> 00:16:24,034


143
00:16:29,274 --> 00:16:31,554
Otele taksi ile geri döndüm.

144
00:16:31,554 --> 00:16:33,274


145
00:17:16,193 --> 00:17:17,634


146
00:17:41,634 --> 00:17:44,514


147
00:17:44,514 --> 00:17:46,353


148
00:17:52,194 --> 00:17:54,114


149
00:18:16,594 --> 00:18:18,554
Tokyo’nun gerçekliği

150
00:18:18,554 --> 00:18:21,873
şahsi olmayan, nezaketsiz
korkutucu ve hatta insanlık dışı görüntülerle

151
00:18:21,873 --> 00:18:26,234
sağanak halinde yüzüme çarparken,

152
00:18:26,234 --> 00:18:29,033
zihnimde daha da büyük ve güçlü halde canlanan, 

153
00:18:29,033 --> 00:18:31,473
Yasujiro Ozu’nun filmlerinden tanıdığım
efsanevi şehir Tokyo’nun

154
00:18:31,954 --> 00:18:36,273
sevgi dolu ve düzenli dünyasının 
görüntüleri oldu. 

155
00:18:38,674 --> 00:18:42,954
Belki de artık var olmayan buydu:

156
00:18:42,954 --> 00:18:48,754
Düzeni bozulmuş bir dünyaya düzen getirmeyi 
başaran bir bakış 

157
00:18:48,754 --> 00:18:52,594
Dünyayı hala şeffaf kılabilecek bir bakış.

158
00:18:52,594 --> 00:18:58,034


159
00:18:58,194 --> 00:19:01,793
Belki de böylesi bir bakış 
bugün artık olası değil 

160
00:19:01,793 --> 00:19:05,554
Ozu için bile olmazdı, eğer yaşasaydı.

161
00:19:05,913 --> 00:19:09,034
Belki çılgınca artış gösteren 
imgeler enflasyonu,

162
00:19:09,034 --> 00:19:12,314
çok fazla hasar verdi şimdiye kadar.

163
00:19:12,314 --> 00:19:15,953
Belki dünyayla bir olan imgeler

164
00:19:15,953 --> 00:19:18,354
sonsuza değin kayboldular çoktan.

165
00:19:18,354 --> 00:19:20,674


166
00:19:52,313 --> 00:19:53,714
John Wayne gittiğinde,

167
00:19:53,714 --> 00:19:56,594
yerine gelen Stars and Stripe
değildi,

168
00:19:56,594 --> 00:20:00,434
Japan bayrağının kırmızı noktası
ekranda belirdi.

169
00:20:00,434 --> 00:20:05,234
Ve uykuya dalmak üzereyken,
çılgın bir düşünceye kapıldım:

170
00:20:05,234 --> 00:20:08,114
“Şu an olduğum yer 
dünyanın merkezi

171
00:20:08,114 --> 00:20:10,553
“tüm boktan televizyon setleri,
her nerede olurlarsa olsun,

172
00:20:10,994 --> 00:20:11,954
“dünyanın merkezidir.

173
00:20:12,473 --> 00:20:14,393
“Merkez saçma bir fikre 
dönüştü,

174
00:20:14,393 --> 00:20:15,794
“dünya da öyle:

175
00:20:15,794 --> 00:20:18,674
“dünyanın görüntüsü,
saçma bir fikir,

176
00:20:18,674 --> 00:20:20,594
“yerkürede giderek artan TV setleri
oldukça.

177
00:20:21,113 --> 00:20:26,354
“Ve burada, TV setlerini tüm dünya için 
üreten ülkedeyim. 

178
00:20:26,354 --> 00:20:30,713
Tüm dünya Amerikan imgelerini 
izleyebilsin diye."

179
00:20:34,513 --> 00:20:36,433
İzleyen günlerden birinde,

180
00:20:36,913 --> 00:20:39,073
Actor Chishu Ryu’yu ziyaret ettim.

181
00:20:39,274 --> 00:20:42,673
Ozu’nun neredeyse tüm filmlerinde
oynadı,

182
00:20:42,673 --> 00:20:45,113
sessiz film günlerinden beri,

183
00:20:45,113 --> 00:20:49,913
sıklıkla kendinden daha yaşlı erkek 
rollerinde oynadı.

184
00:20:49,913 --> 00:20:53,674
Ozunun pek çok filminde
baba rolündeydi,

185
00:20:53,674 --> 00:20:56,954
oğullarını ve kızlarını oynayan
aktör ve aktrislerden

186
00:20:56,954 --> 00:21:01,234
daha yaşlı olmamasına rağmen. 

187
00:21:01,234 --> 00:21:06,073
Onu bir keresinde aynı gün Ozu’nun 
iki farklı filminde izlemiştim.

188
00:21:06,073 --> 00:21:08,473
30’ların başında çekilen ilk filmde,

189
00:21:08,473 --> 00:21:12,313
bir adamın gençlikten ileri yaşlara 
uzanan yaşamını canlandırıyordu.

190
00:21:12,313 --> 00:21:15,193
50’lerin sonunda çekilen ikinci filmde ise,

191
00:21:15,673 --> 00:21:19,513
oynadığı roldeki yaşlı kişi ile
aynı yaştaydı.

192
00:21:19,993 --> 00:21:22,393
Her iki filmde yer alan öykülerdeki
karakterler

193
00:21:22,393 --> 00:21:24,793
neredeyse tıpatıp aynıydı.

194
00:21:24,793 --> 00:21:28,153
Haha önce hiçbir aktöre 
bugün Chishu Ryu’ya duyduğum kadar

195
00:21:28,153 --> 00:21:31,793
saygı duymadım.

196
00:21:31,793 --> 00:21:34,513
Bunu kendisine açıklamaya çalıştım,

197
00:21:34,994 --> 00:21:37,874
ama iltifatlarım onu yalnızca
utandırdı.

198
00:21:37,874 --> 00:21:41,714
Alçakgönüllülükle sözlerimi geçiştirdi.

199
00:22:07,673 --> 00:22:11,033
O zamanlar, gerçekte
30 yaşında olduğunu söyledi,

200
00:22:11,033 --> 00:22:15,833
ve ona sorduğum roldeki adam 
60 yaşındaydı.

201
00:22:15,833 --> 00:22:20,193
İşin püf noktası yaşlı rolü yapmakta 
değil yaşlı görünmekteydi.

202
00:22:20,193 --> 00:22:24,033
Yaşlı görünmek dışında bir kaygısı 
olmamıştı.

203
00:22:24,473 --> 00:22:27,873
Ozu her zaman ona neyi nasıl yapması 
gerektiğini söylerdi

204
00:22:27,873 --> 00:22:32,633
ve o da Ozu’nun isteklerini hiç 
düşünmeden yerine getirirdi.

205
00:22:32,633 --> 00:22:36,473
Her neyse, Ozu’nun filminde rol yapmak

206
00:22:36,473 --> 00:22:40,313
role deneyimlerini ve yorumlarını 
katmaktan ziyade

207
00:22:40,313 --> 00:22:44,033
O’nun isteklerini harfiyen yerine 
getirmek demekti.

208
00:22:57,353 --> 00:23:00,714
Ozu çok fazla prova yapar mıydı?
diye sordum kendisine

209
00:23:25,033 --> 00:23:28,393
Sahnenin zorluğuna bağlıydı

210
00:23:28,393 --> 00:23:31,273
Çoğu zaman iki üç prova yeterli olurdu

211
00:23:31,753 --> 00:23:33,673
ve sonrasında sahne çekilirdi. 

212
00:23:34,153 --> 00:23:37,513
Ancak kendisi söz konusu olduğunda,
kabul etmeliydi ki,

213
00:23:37,513 --> 00:23:41,833
Ozu nadiren birinci veya ikinci 
çekimde memnun olurdu.

214
00:23:41,833 --> 00:23:46,153
Kendisi, Ryu, söz konusu olduğunda
işler biraz daha uzun sürerdi.

215
00:23:46,153 --> 00:23:49,513
Bir keresinde bir sahneyi 20’den
fazla prova ettiklerini hatırladı.

216
00:23:49,513 --> 00:23:52,873
ve sonrasında da 20’den fazla 
çekim yapmışlardı.

217
00:23:52,873 --> 00:23:56,713
Neyi yanlış yaptığı konusunda
en ufak bir fikri yoktu  

218
00:23:56,713 --> 00:23:59,113
ve kendi kendine şöyle düşünmüştü,

219
00:23:59,113 --> 00:24:02,473
“Zayıf bir nişancı bile eğer yeterince
üzerine giderse

220
00:24:02,473 --> 00:24:05,353
hedefi tam onikiden vurabilir.”

221
00:24:05,353 --> 00:24:09,673
Çekim sonrası, Ozu dostça ona sormuştu 

222
00:24:09,673 --> 00:24:14,473
"Ryu, bugün pek iyi bir gününde 
sayılmazsın, değil mi?

223
00:24:14,473 --> 00:24:17,353
Yoksa benim sabrımı mı sınıyorsun?"

224
00:24:17,833 --> 00:24:19,753
Diğer zamanlarda, diğer aktörlerle,

225
00:24:20,233 --> 00:24:21,593
kendisinden daha iyi olanlarla
çalışırken,

226
00:24:22,113 --> 00:24:25,513
Ozu genellikle bir-iki çekimle 
memnun olurdu.

227
00:24:25,513 --> 00:24:29,353
Ama kendisiyle, Ryu ile, çalışırken 
işler daha zor olmalıydı,

228
00:24:29,353 --> 00:24:34,153
bu nedenle kendisini yetenek sıralamasında
en altlarda görürdü.

229
00:24:47,033 --> 00:24:49,913
Ryu için, her zaman
Ozu ile olan ilişkisi  

230
00:24:49,913 --> 00:24:52,793
öğrenci-öğretmen ilişkisi

231
00:24:52,793 --> 00:24:55,153
veya oğul-baba ilişkisi gibiydi.

232
00:24:55,153 --> 00:24:58,993
Ozu ondan yalnızca bir yaş
büyük olmasına karşın

233
00:24:58,993 --> 00:25:00,473
ikisi arasında zihinsel olarak

234
00:25:00,473 --> 00:25:03,353
koca bir mesafe vardı,

235
00:25:03,353 --> 00:25:06,232
ve Ozu her zaman öğretendi,

236
00:25:06,232 --> 00:25:10,513
Ryu’nun kendisinden öğrenmesi 
gereken ustaydı,

237
00:25:10,513 --> 00:25:13,393
başından sonuna kadar.

238
00:25:35,233 --> 00:25:36,673
Bir usta olarak Ozu,

239
00:25:36,673 --> 00:25:39,553
inanılmaz güçte bir karaktere sahipti

240
00:25:39,553 --> 00:25:42,913
ve çevresindeki herşeye damgasını
basıyordu. 

241
00:25:42,913 --> 00:25:46,273
Herşey Ozu’nun bir uzantısı
haline geliyordu.

242
00:25:46,273 --> 00:25:48,193
Stüdyoda, örneğin,

243
00:25:48,673 --> 00:25:52,513
yalnızca setler ve dekorasyon ile 
ilgilenmez,

244
00:25:52,993 --> 00:25:56,353
her bir ayrıntıya ve küçük şeylere
dikkat ederdi.

245
00:25:56,353 --> 00:25:57,793
her bir yastığın yerini düzeltir,

246
00:25:58,273 --> 00:26:01,153
her bir küçük nesneyi yerine o koyardı.

247
00:26:01,153 --> 00:26:03,992
Hiçbir şey şansa bırakılmazdı.

248
00:26:04,513 --> 00:26:09,793
Çekim öncesi aktörlerin giysilerini 
düzelttiği bile olurdu. 

249
00:26:09,793 --> 00:26:13,153
Ve bunda bir yanlış yoktu, diye 
sözünü tamamladı Ryu,

250
00:26:13,153 --> 00:26:15,993
birisi ne istediğinden bu kadar 
emin olduğunda.

251
00:26:33,793 --> 00:26:38,552
Ryu, Ozu ile çalışırken
kendini unutmayı,

252
00:26:38,552 --> 00:26:41,953
boş bir sayfa haline gelmeyi 
öğrendiğini söyledi.

253
00:26:41,953 --> 00:26:44,353
Yalnızca yapacağı işi düşünüyordu

254
00:26:44,353 --> 00:26:49,153
ve bunun anlamı, bu işle ilgili asla 
sabit bir fikre sahip olmamaktı.

255
00:26:49,153 --> 00:26:51,553
Aksine.

256
00:26:51,553 --> 00:26:55,873
Ozu’nun fikrine nasıl daha fazla 
yaklaşabilirdi

257
00:26:55,873 --> 00:27:00,673
Ustanın istekleri ile nasıl daha 
uyumlu hareket edebilirdi

258
00:27:00,673 --> 00:27:03,553
düşünceleri sürekli buralarda 
dönüp dolanıyordu 

259
00:27:03,553 --> 00:27:05,953
ve role hazırlığı bu şekilde oluyordu.

260
00:27:23,713 --> 00:27:25,153
Diğer filmler ve aktörler

261
00:27:25,153 --> 00:27:28,513
onu bu kadar etkilememişti.

262
00:27:28,993 --> 00:27:33,793
Bütün çabası, Ozu’nun paletinde tek bir 
renk olabilmekti. 

263
00:27:33,793 --> 00:27:37,152
Hayatının en şanslı günü
Ozu’nun onu tüm insanlar,

264
00:27:37,152 --> 00:27:41,473
tüm diğerleri arasından seçtiği gündü.

265
00:27:41,473 --> 00:27:45,792
Diğer türlü yaşantısı kesinlikle
farklı bir seyir izlerdi.

266
00:27:46,273 --> 00:27:49,153
Ozu ona bir rol vermişti ve
arada sırada, nazik bir zorlama ile,

267
00:27:49,153 --> 00:27:51,552
ona birşeyler öğretmişti

268
00:27:52,033 --> 00:27:54,913
başka türlü asla öğrenemeyeceği 
şeylerdi bunlar.

269
00:27:54,913 --> 00:27:58,753
Bir hiçkimse olarak başlamıştı,
ve Ozu sayesinde 

270
00:27:59,153 --> 00:28:01,633
Ryu adında bir kimseye dönüşmüştü.

271
00:28:02,072 --> 00:28:04,513
Ozu onu O yapmıştı.

272
00:28:04,513 --> 00:28:08,353
Bunu başka türlü düşünemezdi.

273
00:28:44,833 --> 00:28:46,753
Kadınlar Chishu Ryu’yu
tanıdılar

274
00:28:46,753 --> 00:28:50,512
çünkü yakın zamanda popüler bir 
TV dizisinde oynamıştı.   

275
00:28:50,512 --> 00:28:54,232
Bugünlerde artık onu 
Ozu filmlerindeki rolleri ile

276
00:28:54,232 --> 00:28:57,632
tanıyan kalmamıştı, sonradan bana 
bunu söylediğinde 

277
00:28:57,632 --> 00:28:59,472
özür diliyor gibiydi.

278
00:28:59,472 --> 00:29:04,112
Ozu’nun gömülü olduğu yakındaki bir 
mezarlığa tren ile gittik:

279
00:29:04,112 --> 00:29:06,872
Kita-Kamakura.

280
00:29:06,872 --> 00:29:10,512
Tren istasyonu Ozu’nun filmlerinden 
birinde yer almıştı.  

281
00:30:29,712 --> 00:30:32,113
Ozu’nun mezar taşında isim yok, 

282
00:30:32,113 --> 00:30:35,432
yalnızca eski bir Çince 
karakter var: MU,

283
00:30:35,912 --> 00:30:39,633
anlamı: Boşluk, hiçlik.

284
00:30:49,072 --> 00:30:51,952
Trende geri dönerken 
bu sembolü düşündüm 

285
00:30:52,432 --> 00:30:53,872
Hiçlik.

286
00:30:53,872 --> 00:30:57,232
Çocukken hiçliği hayal etmeye 
çalışırdım 

287
00:30:57,712 --> 00:30:59,632
Düşüncesi bana korku verirdi 

288
00:30:59,632 --> 00:31:04,432
“Hiçlik var olamaz",
derdim kendi kendime.

289
00:31:04,432 --> 00:31:08,232
“Yalnızca orada olan var olabilir,
gerçek olan.

290
00:31:08,232 --> 00:31:10,192
Gerçeklik.”

291
00:31:10,672 --> 00:31:15,952
Sinemaya uygulandığında daha boş ve 
kullanışsız olan başka bir kavram yoktur.

292
00:31:15,952 --> 00:31:18,352
Gerçeklik algısının ne olduğunu

293
00:31:18,352 --> 00:31:22,192
her insan kendinden bilir.

294
00:31:22,672 --> 00:31:26,433
Her insan kendi gerçekliğini
kendi gözleriyle görür. 

295
00:31:26,433 --> 00:31:29,832
Başkalarından önce sevdiği insanları 
görür

296
00:31:29,832 --> 00:31:32,752
kendini çevreleyen nesneleri görür 

297
00:31:32,752 --> 00:31:36,112
yaşadığı şehirleri ve sayfiyeleri görür.

298
00:31:36,112 --> 00:31:38,992
İnsan ayrıca ölümü görür
insanın ölümlülüğünü

299
00:31:38,992 --> 00:31:41,392
ve nesnelerin geçiciliğini.

300
00:31:41,392 --> 00:31:46,192
İnsan aşkı görür ve deneyimler,
yalnızlığı, mutluluğu,

301
00:31:46,192 --> 00:31:48,112
üzüntüyü, korkuyu.

302
00:31:48,112 --> 00:31:53,872
Kısacası, her insan kendisi için
görür: Yaşamı.

303
00:31:53,872 --> 00:31:57,232
Ve her insan kendisi bilir,
kişisel deneyimi ile,

304
00:31:57,232 --> 00:32:00,112
bu deneyimin ekrana yansıması arasında

305
00:32:00,593 --> 00:32:04,433
varlığını sürdüren büyük aralığı.

306
00:32:04,433 --> 00:32:06,832
Sinemayı gerçek yaşamdan ayıran
o büyük mesafeyi

307
00:32:06,832 --> 00:32:09,672
gayet normal kabul etmeyi
öyle güzel öğrendik ki

308
00:32:09,672 --> 00:32:12,592
aniden bir filmde doğru veya
gerçek olanı keşfedersek

309
00:32:13,073 --> 00:32:16,432
nefesimiz kesiliyor ve yeni bir 
başlangıç yapıyoruz,

310
00:32:16,432 --> 00:32:21,232
bu isterse geri planda yer alan
bir çocuğun ifadesi olsun 

311
00:32:21,232 --> 00:32:24,112
veya kareden uçarak geçen bir kuş,

312
00:32:24,112 --> 00:32:28,312
veya sahneye bir anlık gölgesi düşen
bir bulut olsun.

313
00:32:28,912 --> 00:32:33,712
Bugünün sinemasında böyle gerçeklik
anlarına rastlamak çok nadir. 

314
00:32:33,712 --> 00:32:38,512
Çünkü insanlar kendilerini olduğu gibi 
göstermeyen nesneler.

315
00:32:38,512 --> 00:32:41,392
Ozu’nun filmlerinde böylesine özgün 
olan da buydu,

316
00:32:41,392 --> 00:32:43,792
özellikle son filmlerinde.

317
00:32:43,792 --> 00:32:46,672
Gerçeklik anları vardı.

318
00:32:46,672 --> 00:32:48,432
Yok, yalnızca anlar değil,

319
00:32:48,432 --> 00:32:52,392
ilk görüntüden sonuncuya kadar devam eden 
uzun süreli gerçeklik. 

320
00:32:52,912 --> 00:32:58,672
Filmleri her zaman ve gerçekten
yaşamın kendisiyle ilgiliydi,

321
00:32:58,672 --> 00:33:01,072
bu filmlerde insanlar,
nesneler,

322
00:33:01,072 --> 00:33:04,912
şehirler ve sayfiyeler
kendilerini açığa vururdu.

323
00:33:05,392 --> 00:33:08,752
Gerçekliğin böylesi tasvirini,
böyle bir sanatı

324
00:33:08,752 --> 00:33:11,152
günümüz sinemasında artık bulmak 
olası değil.

325
00:33:11,152 --> 00:33:14,032
Geçmişte kaldı.

326
00:33:14,032 --> 00:33:16,432
MU: Hiçlik…

327
00:33:16,432 --> 00:33:18,632
bugüne kalan.

328
00:33:21,992 --> 00:33:26,792
Tokyo’ya döndüğümde, Pachinko salonları
çoktan kapanmıştı.

329
00:33:26,792 --> 00:33:31,392
Yalnızca Kogichi, “çivi adamlar”,
hala çalışıyorlardı.

330
00:33:50,592 --> 00:33:54,432
Yarın tüm bilyeler farklı
bir yol izleyecekler

331
00:33:54,432 --> 00:33:56,832
ve sizi bugün bir kazanan 
yapmış olan makina 

332
00:33:56,832 --> 00:34:00,672
yarın yalnızca çaresiz bir 
kaybeden yapabilir.

333
00:34:26,352 --> 00:34:27,792
Shinjuku.

334
00:34:27,792 --> 00:34:31,152
Birbirinin peşi sıra barlar dizili 
bir bölgesi Tokyo’nun 

335
00:34:31,152 --> 00:34:33,792
Ozu’nun filmlerinde, bu tür pek çok
ara sokak yer alır

336
00:34:33,792 --> 00:34:37,632
terkedilmiş veya yalnız babaların
üzüntülerini getirdikleri yerlerdir.

337
00:34:37,632 --> 00:34:41,472
Kameramı kurdum ve her zaman yaptığım
çekimi yaptım.

338
00:34:41,472 --> 00:34:44,872
Sonra bir ikinci kez.

339
00:34:44,872 --> 00:34:48,232
Aynı sokak, aynı kamera pozisyonu,

340
00:34:48,232 --> 00:34:50,152
ama farklı bir odak uzaklığıyla:

341
00:34:50,152 --> 00:34:54,952
50 milimetre, hafif tele etkisi
olan bir lens,

342
00:34:54,952 --> 00:34:59,751
Ozu’nun her çekiminde kullandığı
tek lens  

343
00:34:59,751 --> 00:35:02,152
Başka bir görüntü ortaya çıktı,

344
00:35:02,152 --> 00:35:05,511
artık bana ait olmayan.

345
00:36:48,791 --> 00:36:51,111


346
00:36:53,031 --> 00:36:55,432
Ertesi sabah mezarlıkta, 

347
00:36:55,432 --> 00:36:57,831
yine aynı görünmez kargalar gakladılar 

348
00:36:57,831 --> 00:37:00,672
ve çocuklar beyzbol oynadılar.

349
00:37:01,072 --> 00:37:03,992
Şehirde gökdelenlerin çatısında ise,

350
00:37:03,992 --> 00:37:05,951
erişkinler golf oynadılar,

351
00:37:05,951 --> 00:37:09,312
Japonların bağımlılık geliştirdiği 
bir spor,

352
00:37:09,791 --> 00:37:14,112
üstelik çok azının gerçek bir golf kursunda
oynama şansı olmasına karşın.

353
00:37:33,192 --> 00:37:34,631
Bazı Ozu filmlerinde,

354
00:37:35,112 --> 00:37:39,311
bu spor için gösterilen heves ironik 
olarak ele alınır.

355
00:37:39,311 --> 00:37:41,631
Bununla beraber, buradaki uygulamada 
öne çıkan biçimsel saflık

356
00:37:41,631 --> 00:37:45,071
güzellik ve harekette mükemmellik
derecesi karşısında,

357
00:37:45,071 --> 00:37:49,431
hayretler içersinde kaldım.

358
00:37:49,431 --> 00:37:52,751
Oyunun asıl amacı olan, 
bir topun bir deliğe sokulması, 

359
00:37:52,751 --> 00:37:55,991
tamamen terkedilmiş görünüyordu.

360
00:37:55,991 --> 00:38:01,312
Bu fikrin son yalnız savunucusu olan 
tek kişi bulabildim. 

361
00:39:28,631 --> 00:39:30,592


362
00:40:13,672 --> 00:40:15,592


363
00:40:46,151 --> 00:40:48,951
Büyük ve hareketli golf stadyumundan
yalnızca 

364
00:40:49,231 --> 00:40:52,232
hızla birşeyler atıştırmak için
ayrıldım.

365
00:40:52,232 --> 00:40:55,031
her zaman olduğu gibi, tüm yiyecekler
dışarıdan izlenebiliyordu- 

366
00:40:55,031 --> 00:40:58,871
restoranın vitrininde. 

367
00:40:58,871 --> 00:41:01,271
Sonra, projektör aydınlatmasına 
boğulmuş

368
00:41:01,271 --> 00:41:03,191
stadyuma geri döndüm.

369
00:42:14,071 --> 00:42:15,991


370
00:42:39,191 --> 00:42:41,231
Klüp binasında, o akşamın 
geç saatlerinde,

371
00:42:41,711 --> 00:42:43,151
günüm başlangıç noktasına döndü ve

372
00:42:43,151 --> 00:42:45,071
beyzbol görüntüleri ile sonlandı.

373
00:42:46,471 --> 00:42:48,391
Yine burada da aynı imitasyon yiyecekler

374
00:42:48,391 --> 00:42:50,311
vitrinde sergilenmekte olduğu için,

375
00:42:50,311 --> 00:42:52,231
ertesi gün bu yerlerden birini
ziyaret etmeye 

376
00:42:52,231 --> 00:42:53,671
karar verdim-

377
00:42:53,671 --> 00:42:57,470
hani bu gerçek-görünümlü şeylerin
üretildiği yerlerden birini. 

378
00:43:40,031 --> 00:43:42,431
Herşey gerçek gıda ile başlıyor… 

379
00:43:42,911 --> 00:43:44,351
üzerine jelatin bir madde konuyor

380
00:43:44,351 --> 00:43:46,271
ve sonra soğutuluyor.

381
00:43:54,911 --> 00:43:57,311
Bu şekilde elde edilen kalıplar

382
00:43:57,311 --> 00:43:58,751
parafin ile dolduruluyor,

383
00:43:58,751 --> 00:44:00,191
sonra da bu parafin yapılar

384
00:44:00,191 --> 00:44:03,071
kırpılıyor, boyanıyor ve 
daha ince işleniyor.

385
00:44:18,431 --> 00:44:20,831
Tüm bu işlem sırasında parafinin
sıcak tutulması gerekiyor. 

386
00:44:21,311 --> 00:44:24,391
Bunu saymazsak, parafin sandviçin
hazırlanması 

387
00:44:24,391 --> 00:44:27,231
gerçek olanın hazırlanmasından pek de
farklı değil. 

388
00:47:00,631 --> 00:47:03,030


389
00:48:54,710 --> 00:48:57,351
Tüm günümü orada geçirdim. 

390
00:48:57,351 --> 00:48:59,230
Çekim yapmama izin verilmeyen yegane zaman 

391
00:48:59,230 --> 00:49:02,590
öğlen yemek arasıydı ki
biraz yazık oldu. 

392
00:49:02,590 --> 00:49:05,350
Tüm çalışanlar parafin eserlerinin
ortasına oturdular 

393
00:49:05,350 --> 00:49:07,270
ve yanlarında getirdikleri yiyecekleri yediler.

394
00:49:07,270 --> 00:49:11,071
Yedikleri, çevrelerini saran imitasyonlarla
birebir aynıydı. 

395
00:49:11,071 --> 00:49:13,430
Öyle ki, içlerinden brinin yanlışlıkla

396
00:49:13,430 --> 00:49:15,710
parafin sandviçi ısırdığını hayal
edebilirdiniz.

397
00:49:30,630 --> 00:49:32,351


398
00:50:04,470 --> 00:50:06,190


399
00:51:22,390 --> 00:51:24,390
Tokyo Kulesinin tepesinde,

400
00:51:24,390 --> 00:51:27,030
bir arkadaşımla buluştum -
Werner Herzog -

401
00:51:27,310 --> 00:51:29,310
Japonya’ya birkaç günlüğüne gelmişti. 

402
00:51:29,750 --> 00:51:30,670
Avusturalya’ya devam edecekti.

403
00:51:31,230 --> 00:51:32,190
Konuştuk.

404
00:51:32,990 --> 00:51:37,390
Bugünlerde artık pek fazla imge
kalmadı elimizde.

405
00:51:38,269 --> 00:51:41,910
Çevreye şöyle bir bakacak olursan
neredeyse yalnızca binalar görürsün.

406
00:51:41,910 --> 00:51:44,830
imgeler artık neredeyse olanaksız.


407
00:51:45,790 --> 00:51:49,230
Bu nedenle artık bu küskün manzarada 
hala bulunası birşey var mıdır diye 

408
00:51:52,550 --> 00:51:58,550
bir arkeolog gibi elimize kürek alıp 
kazmalıyız.

409
00:51:59,390 --> 00:52:03,070
Çoğu zaman bu iş risk almayı 
gerektiriyor,

410
00:52:03,070 --> 00:52:04,670
ve ben hiçbir zaman riskten kaçmadım.

411
00:52:04,670 --> 00:52:08,350
Ve bugünlerde gördüğüm, 
bu ihtiyacımız konusunda  

412
00:52:08,350 --> 00:52:15,029
gerçekten birşeyler yapmayı düşünen
çok fazla kişi yok bu dünyada…

413
00:52:15,029 --> 00:52:18,670
İhtiyacımız- yeterli ve uygun 
imgelerimiz olmaması. 
Çaresizce, uygarlığımızın ve 

414
00:52:18,790 --> 00:52:24,430
içsel dünyalarımızın durumu ile 
uyumlu imgelere ihtiyacımız var.

415
00:52:25,390 --> 00:52:26,310
Ve…

416
00:52:27,230 --> 00:52:32,750
sonunda bir savaşın ortasına 
gitmek durumunda kalıyoruz, 
-veya her nereye gerekiyorsa. 

417
00:52:35,230 --> 00:52:38,909
ve ben hiçbir zaman bundan, 
mesela zor olduğu için, yakınmam

418
00:52:38,909 --> 00:52:42,749
Diyelim, 8000 metrelik bir dağın
tepesine tırmanmak gerekiyor 

419
00:52:42,749 --> 00:52:47,590
saf, temiz ve şeffaf imgeler alabilmek için…

420
00:52:47,790 --> 00:52:49,710
artık bunları burada bulamadığımız için.

421
00:52:50,910 --> 00:52:53,029
Yani, gerçekten araştırmak gerekiyor.

422
00:52:53,029 --> 00:52:58,150
Atlayıp gidebilsem, bir sonraki uzay mekiği
ile Mars veya Saturn’e uçabilirim. 

423
00:52:58,150 --> 00:53:01,590
Örneğin, NASA’nın bir programı var

424
00:53:01,590 --> 00:53:05,509
SKYLAB ile, eee… uzay mekiği

425
00:53:05,950 --> 00:53:08,470
bazen bazı biyologları birlikte götürüyorlar 

426
00:53:08,470 --> 00:53:12,630
bazen de uzayda yeni teknolojileri
test eden insanları.

427
00:53:12,630 --> 00:53:15,549
bir kamera ile onlara katılmayı
çok isterdim. 

428
00:53:15,669 --> 00:53:23,710
Çünkü artık bu dünyada imgeleri şeffaf
yapan şeyi bulmak pek kolay değil.

429
00:53:24,070 --> 00:53:26,270
…bir zamanlar vardı.

430
00:53:28,829 --> 00:53:31,470
heryere gidebilirim.

431
00:53:32,990 --> 00:53:35,470
Werner’in saf ve şeffaf
imge arayışını

432
00:53:35,470 --> 00:53:37,390
ne denli anlamış olsam da,

433
00:53:37,830 --> 00:53:39,310
benim aradığım imgeler

434
00:53:39,310 --> 00:53:41,230
ancak burada, aşağıda bulunabilir,

435
00:53:41,230 --> 00:53:43,630
şehrin kaosunda.

436
00:53:43,630 --> 00:53:45,070
Herşeye karşın,

437
00:53:45,550 --> 00:53:48,910
Tokyo’dan etkilenmeden yapamıyorum.

438
00:53:48,910 --> 00:53:52,350
O öğleden sonra, yeni açılan 
Disneyland’a gittim

439
00:53:52,350 --> 00:53:54,710
şehrin girişinin hemen ötesinde. 

440
00:53:54,710 --> 00:53:57,150
Ancak  California’daki parkın tıpkı 
aynısı ile karşılaşma düşüncesi 

441
00:53:57,150 --> 00:54:00,030
kararımı yeniden gözden geçirmeme 
neden oldu,

442
00:54:00,030 --> 00:54:01,430
ve bir U-dönüşü yaptım. 

443
00:54:01,430 --> 00:54:04,629
Dahası, yağmur yağıyordu.

444
00:54:04,629 --> 00:54:06,549
Kararımdan pişman olmadım,

445
00:54:07,030 --> 00:54:08,469
çünkü, şehrin parklarından birinde

446
00:54:08,950 --> 00:54:11,629
az bir yağmurun kendilerini Amerikalı 
olmaktan vazgeçiremeyeceği 

447
00:54:12,110 --> 00:54:14,350
bir grup insanla karşılaştım.

448
00:54:14,590 --> 00:54:15,150
# Rock 'n' roll #

449
00:54:15,629 --> 00:54:16,110
# Gonna rock, gonna rock #

450
00:54:16,589 --> 00:54:18,509
# Around the clock tonight #

451
00:54:18,509 --> 00:54:20,870


452
00:54:23,589 --> 00:54:24,870
# Well, tutti fruiti #

453
00:54:24,870 --> 00:54:25,830
# Aw rootie #

454
00:54:26,350 --> 00:54:27,149
# Tutti fruiti #

455
00:54:27,149 --> 00:54:27,989
# Aw rootie #

456
00:54:27,989 --> 00:54:28,909
# Tutti fruiti #

457
00:54:28,909 --> 00:54:29,909
# Aw rootie #

458
00:54:29,909 --> 00:54:30,869
# Tutti fruiti #

459
00:54:30,869 --> 00:54:32,590
# Aw rootie #

460
00:54:32,590 --> 00:54:34,709


461
00:54:54,709 --> 00:54:57,390


462
00:55:00,270 --> 00:55:02,990
# Don't want no other lover #

463
00:55:02,990 --> 00:55:08,429
# Baby, it's just you
I'm thinking of #

464
00:55:08,429 --> 00:55:09,590
 Yeah, yeah, yeah, yeah!

465
00:55:13,030 --> 00:55:15,429


466
00:55:25,029 --> 00:55:26,470


467
00:55:32,230 --> 00:55:33,190


468
00:55:33,190 --> 00:55:37,030


469
00:55:37,030 --> 00:55:38,950


470
00:55:43,989 --> 00:55:45,909
# Who never ever learned to
read and write so well #

471
00:55:45,909 --> 00:55:48,310
# But he could play a guitar just
like ringin' a bell #

472
00:55:48,310 --> 00:55:49,749
# Go, go #

473
00:55:49,749 --> 00:55:51,469
# Go, Johnny, go, go #

474
00:55:51,469 --> 00:55:53,709


475
00:55:53,709 --> 00:55:54,669


476
00:55:56,589 --> 00:55:57,549


477
00:55:59,950 --> 00:56:00,910


478
00:56:02,830 --> 00:56:03,790


479
00:56:04,269 --> 00:56:07,149
# Color me your color, baby #

480
00:56:07,149 --> 00:56:09,069
# Color me your car #

481
00:56:09,550 --> 00:56:10,709


482
00:56:10,709 --> 00:56:12,469


483
00:56:12,909 --> 00:56:15,789
# Yeah, the name of this dance
is the Peppermint Twist #

484
00:56:17,709 --> 00:56:20,589
# You like it like this,
the Peppermint Twist #

485
00:56:22,509 --> 00:56:26,349
# It goes 'round and 'round
up and down #

486
00:56:26,349 --> 00:56:27,829
# Summer #

487
00:56:28,269 --> 00:56:30,709
# We're on safari to stay #

488
00:56:31,149 --> 00:56:33,589
# Tell the teacher we're surfin' #

489
00:56:34,029 --> 00:56:36,469
# Surfin' USA #

490
00:56:36,469 --> 00:56:37,869
# At Haggarty's and Swami's #

491
00:56:37,869 --> 00:56:38,829
# Inside, outside, USA #

492
00:56:39,349 --> 00:56:40,589
# Pacific Palisades #

493
00:56:40,589 --> 00:56:42,309


494
00:57:05,709 --> 00:57:08,550


495
00:57:22,950 --> 00:57:25,309


496
00:59:04,109 --> 00:59:06,829


497
00:59:42,309 --> 00:59:44,309


498
00:59:44,309 --> 00:59:46,229


499
00:59:48,109 --> 00:59:50,869


500
01:00:09,109 --> 01:00:11,989


501
01:00:19,309 --> 01:00:21,069


502
01:00:28,749 --> 01:00:31,109
O gece, Fransız yönetmen 

503
01:00:31,589 --> 01:00:33,989
ve kedi sever Chris Marker ile

504
01:00:33,989 --> 01:00:36,149
Shinjuku’da bir barda buluştum…

505
01:00:36,149 --> 01:00:40,389
Bar, onun filmlerinden brinin adını 
taşıyordu - La Jetee.

506
01:00:40,389 --> 01:00:43,269
yeni filmini ancak ilerleyen 
günlerde görebilecektim:

507
01:00:43,269 --> 01:00:45,589
harika Sans Soleil,

508
01:00:46,109 --> 01:00:48,029
içinde Tokyo’dan imgeler olan

509
01:00:48,469 --> 01:00:51,868
benim gibi bir yabancının kamerası 
ile erişilemez olan imgeler.

510
01:00:52,828 --> 01:00:54,748
Pek çok fotoğrafçı gibi,

511
01:00:54,748 --> 01:00:57,109
Chris Marker da fotoğraflanmayı
sevmiyordu. 

512
01:00:57,509 --> 01:00:59,948
Ama bu gece, tek gözünü

513
01:00:59,948 --> 01:01:01,868
göstermeyi göze aldı.

514
01:01:04,109 --> 01:01:05,909


515
01:02:00,789 --> 01:02:02,228
Trenler.

516
01:02:03,669 --> 01:02:04,629
Trenler.

517
01:02:05,108 --> 01:02:07,988
Ozu’nun filmlerindeki tüm trenler. 

518
01:02:07,988 --> 01:02:09,429
Tek bir filmi yok ki, 

519
01:02:09,429 --> 01:02:11,828
içinde en az bir tren olmasın. 

520
01:02:44,468 --> 01:02:46,749


521
01:02:56,229 --> 01:02:58,989


522
01:03:24,388 --> 01:03:25,869


523
01:03:31,189 --> 01:03:32,589


524
01:03:40,269 --> 01:03:41,749


525
01:03:51,708 --> 01:03:55,069
Yuuhara Atsuta, Ozu’nun
erken dönem sessiz filmlerinde 

526
01:03:55,069 --> 01:03:57,468
ikinci kamera asistanıydı,

527
01:03:57,468 --> 01:03:59,388
sonrasında uzun süre ilk asistanı,

528
01:03:59,388 --> 01:04:01,789
ve sonunda, 20 yıl boyunca,

529
01:04:02,268 --> 01:04:03,228
Ozu’nun kameramanlığını yaptı. 

530
01:04:04,669 --> 01:04:08,028
Ozu’nun nasıl çalıştığını bana
bir kapalı sette gösterdi.

531
01:04:08,028 --> 01:04:10,429
Eski bir Mitchell bulmuştuk,

532
01:04:10,429 --> 01:04:13,788
Atsuta ve Ozu’nun son filmlerinde


533
01:04:13,788 --> 01:04:15,708
kullandıklarının aynısı.

534
01:04:19,548 --> 01:04:22,428
Yıllar geçtikçe, Yasujiro Ozu
görsel ifade araçlarını

535
01:04:22,909 --> 01:04:25,308
giderek daha fazla basitleştirdi.

536
01:04:26,749 --> 01:04:28,188
Erken dönem filmlerinde

537
01:04:28,669 --> 01:04:31,549
bazı kaydırma çekimler ve panlar 
olsa da,

538
01:04:31,549 --> 01:04:33,948
bunları zaman içersinde eledi

539
01:04:33,948 --> 01:04:37,788
ve sonunda yalnızca sabit kamera ile
çekim yapar oldu. 

540
01:04:37,788 --> 01:04:39,229
her zaman verde oturan bir kişinin

541
01:04:39,229 --> 01:04:41,068
göz hizasına ayarlanmış,

542
01:04:41,068 --> 01:04:44,548
ve her zaman, aynı lens ile donatılmış…

543
01:04:44,029 --> 01:04:44,508


544
01:04:44,989 --> 01:04:46,188
...50 milimetre.

545
01:04:46,949 --> 01:04:48,869


546
01:04:50,789 --> 01:04:54,188
"Bu gördüğünüz kamera yerleştirmesi
uzak ve orta-uzak çekimler için


547
01:04:54,669 --> 01:04:56,068
kullandığımız standard pozisyondu”

548
01:04:56,068 --> 01:04:56,988
diye açıkladı Atsuta.

549
01:05:00,389 --> 01:05:02,309
“yakın veya yakın-orta çekimlerde,

550
01:05:02,309 --> 01:05:04,708
“kamerayı daha yüksek pozisyona 
alırdık 

551
01:05:04,708 --> 01:05:06,628
“Bunun nedeni, kameranın aşağı 
pozisyonda kalması ve  

552
01:05:06,628 --> 01:05:09,508
“yakın çekim için yukarı doğru 
bükülmesi halinde, 

553
01:05:09,508 --> 01:05:11,388
“görüntüde ortaya çıkacak olan sapmadan, 

554
01:05:11,909 --> 01:05:14,308
“Ozu’nun kaçınmak istemesiydi.

555
01:05:14,308 --> 01:05:17,669
“Bu nedenle yakın çekimlerde kamera
pozisyonu,

556
01:05:17,669 --> 01:05:19,108
çok hafif de olsa mutlaka yükseltilirdi."

557
01:06:01,308 --> 01:06:04,188
“Bu, Ozu’nun kendisi tarafından tasarlanmış
bir kamera desteğidir”,

558
01:06:04,188 --> 01:06:06,108
diye açıkladı Atsuta,

559
01:06:06,588 --> 01:06:08,468
“Dış çekimlerde kamera pozisyonunun 

560
01:06:08,468 --> 01:06:10,388
“alışıla gelmiş tripodların izin verdiğinden

561
01:06:10,388 --> 01:06:12,828
“daha alçak seviyede kullanılabilmesi 
için tasarlanmıştır."

562
01:06:23,629 --> 01:06:26,988
“En kısa tripod buraya kadar iner. 

563
01:06:27,469 --> 01:06:29,868
“Ama Ozu kamerasını daha aşağıda isterdi,

564
01:06:29,868 --> 01:06:31,788
“Bunun anlamı, bir kameraman olarak benim 

565
01:06:31,788 --> 01:06:35,149
“vizörden bakabilmek için yere
uzanmam gerekiyordu.”

566
01:06:35,149 --> 01:06:36,088
“Ayrıca avantajı vardı

567
01:06:36,088 --> 01:06:38,508
hemen hiç pan yapmamız gerekmiyordu"

568
01:07:30,709 --> 01:07:32,628
"Ozu bir çekim düzeneği kuracağı zaman

569
01:07:32,628 --> 01:07:34,548
“yönlendirmeleri doğrultusunda 

570
01:07:35,068 --> 01:07:36,988
“asistanları kamerayı yerleştirirdi.

571
01:07:36,988 --> 01:07:37,908
"Ozu kameradan bakar

572
01:07:38,388 --> 01:07:40,828
“ve dikkatle çerçeveye karar verirdi.

573
01:07:41,268 --> 01:07:42,748
“Sonra ‘işte bu’ derdi,

574
01:07:43,188 --> 01:07:47,028
“ve asistanları kamerayı o pozisyona 
sabitlerdi.

575
01:07:47,548 --> 01:07:51,388
“Bir kez ayarlandığında, kimsenin kameraya
dokunmasına izin verilmezdi.

576
01:07:51,788 --> 01:07:53,268
Bu oldukça katı bir kuraldı."

577
01:08:04,308 --> 01:08:07,708
“Sonra, ilk birkaç provada

578
01:08:07,708 --> 01:08:10,068
"Ozu vizörden yeniden bakar,

579
01:08:10,068 --> 01:08:12,508
“aktörleri yönlendirir, onların 
pozisyonlarını belirlerdi.

580
01:08:13,468 --> 01:08:15,348
“Son düzenlemeleri de yaptıktan sonra,

581
01:08:15,348 --> 01:08:19,188
“kamera, bir daha dokunmamak üzere
sabitlenirdi.

582
01:08:19,188 --> 01:08:21,108
“O andan itibaren herkesin 

583
01:08:21,548 --> 01:08:24,928
“ona çarpmamak ve çekim pozisyonunu
bozmamak için

584
01:08:24,928 --> 01:08:27,308
“çok çok dikkatli olması gerekirdi.

585
01:08:27,308 --> 01:08:31,228
Kameranın yanı başında gerçekten çok 
gergin olurduk."

586
01:08:41,708 --> 01:08:44,148
Atsuta sözlerini sürdürdü:

587
01:08:44,148 --> 01:08:47,348
"Ozu mekanda yapılan dış çekimlerden 
pek hoşlanmazdı,

588
01:08:47,348 --> 01:08:51,068
“özellikle de bir izleyici kalabalığı
oluştuğunda.

589
01:08:51,068 --> 01:08:54,508
“Bu nedenle dış çekimleri olabildiğince
hızlı yapar, 

590
01:08:54,988 --> 01:08:57,228
veya, mümkünse, tamamen kaçınırdık."

591
01:09:19,668 --> 01:09:21,588
"Ozu bana kronometresini verdi..."

592
01:09:22,548 --> 01:09:23,948
“…bir hatıra olarak.

593
01:09:24,468 --> 01:09:26,308
“Onu size daha sonra göstermek isterim.

594
01:09:26,308 --> 01:09:28,708
Ondan bana kalan tek yadigar."

595
01:09:32,948 --> 01:09:35,988
“Devamlılık görevlisi kronometresini
her zaman 

596
01:09:35,988 --> 01:09:37,348
“Ozu ile aynı anda başlatırdı.

597
01:09:37,348 --> 01:09:40,268
“Sesli çekim yaptığımız için de,

598
01:09:40,748 --> 01:09:42,188
“iki ayrı klik duyardınız. 

599
01:09:42,668 --> 01:09:46,988
“Ses mühendisi her dinlediğinde,
şöyle derdi:

600
01:09:46,988 --> 01:09:50,828
“’Bu gürültü de neyin nesi?'

601
01:09:50,828 --> 01:09:53,748
"Ozu zamanı olabildiğince doğru 
kaydetmeyi

602
01:09:53,748 --> 01:09:56,108
“çok önemserdi.

603
01:09:56,108 --> 01:09:58,028
“Her çekimin süresi ölçülür,

604
01:09:58,028 --> 01:10:00,188
“ve sonrasında günlük çekimleri izlerken,

605
01:10:00,188 --> 01:10:02,108
bir kez daha süreler kaydedilirdi"

606
01:10:17,628 --> 01:10:20,508
“Hep bu çocukça aletlerle çalıştım.

607
01:10:20,508 --> 01:10:23,388
“biraz utanç verici, öyle değil mi?

608
01:10:23,388 --> 01:10:25,308
“Hep buna benzer bir mat koltuğumun altında

609
01:10:25,788 --> 01:10:26,228
koşuşturur dururdum”

610
01:10:26,748 --> 01:10:27,188


611
01:10:27,708 --> 01:10:29,108
“Cidden bela bir işti."

612
01:10:41,468 --> 01:10:42,988


613
01:10:59,308 --> 01:11:01,747
“Bu, Ozu’nun kendi tasarladığı

614
01:11:01,747 --> 01:11:03,148
“kronometre.

615
01:11:03,148 --> 01:11:05,028
“yıllarca bunu kullandı.

616
01:11:05,028 --> 01:11:08,427
“Bu kronometre ile zamanı kaydetti 

617
01:11:08,427 --> 01:11:10,828
kurguda eklenenler dahil her sahne için"

618
01:11:12,267 --> 01:11:15,668
“Kırmızı çizgi, film stokundan ne kadar
kullanıldığını gösteriyor 

619
01:11:15,668 --> 01:11:17,548
"standart 35 milimetre format için.

620
01:11:17,548 --> 01:11:19,947
“Ortadaki çizgi saniyeleri veriyor. 

621
01:11:19,947 --> 01:11:22,348
“Ve şuradaki üçüncü çizgi de 

622
01:11:22,348 --> 01:11:23,787
60-milimetre format için ayarlanmış.”

623
01:11:26,148 --> 01:11:28,548
“Bu kronometre Ozu için önemliydi

624
01:11:28,548 --> 01:11:30,988
“zamanı tam olarak,

625
01:11:30,988 --> 01:11:33,387
“saniyeler ve kareler olarak
ölçmek için.

626
01:11:33,387 --> 01:11:35,307
Bakmak istedim.”

627
01:12:08,347 --> 01:12:11,708
Atsuta, Ozu’nun orjinal senaryolarından
birini  

628
01:12:11,708 --> 01:12:13,628
birkaç günlüğüne bana ödünç verdi.

629
01:12:13,628 --> 01:12:17,468
Sayfalarını çevirdim, saygılı 
ve çaresiz.

630
01:12:17,468 --> 01:12:19,867
Tek bir kelimesini çözemedim...

631
01:12:19,867 --> 01:12:21,308
tek bir başlığını bile.

632
01:12:44,068 --> 01:12:47,948


633
01:12:47,948 --> 01:12:49,868
Ne kadar süre asistanlığını yaptınız?

634
01:12:49,868 --> 01:12:52,147


635
01:12:53,467 --> 01:12:55,868
“Baştan sona,

636
01:12:56,347 --> 01:12:58,267
15 yıl boyunca kameraman yardımcısı 
olmuş."

637
01:13:02,107 --> 01:13:03,548


638
01:13:05,947 --> 01:13:08,027
Ve sonra Ozu’nun kameramanı mı oldunuz?

639
01:13:08,027 --> 01:13:08,987
“Evet.”

640
01:13:08,987 --> 01:13:11,388


641
01:13:11,388 --> 01:13:12,667
Bu nasıl oldu?

642
01:13:12,987 --> 01:13:14,388


643
01:13:17,868 --> 01:13:19,788
“Çok basit. Bana dedi ki:,

644
01:13:20,267 --> 01:13:24,347
“’Bugünden itibaren, bu senin işin. 
Tamam mı?'

645
01:13:24,347 --> 01:13:26,228
“Az sözcükle konuşurdu.

646
01:13:26,228 --> 01:13:27,708


647
01:13:27,708 --> 01:13:29,467
“Ben de, 'Teşekkür ederim.' dedim”

648
01:13:29,467 --> 01:13:31,387


649
01:13:32,828 --> 01:13:36,147
“Ve Ozu’ya olan minnettarlığım bugün bile 
sürüyor."

650
01:13:46,268 --> 01:13:48,667
“Ben kameranın bakıcısıydım...

651
01:13:48,667 --> 01:13:51,028
“ve bunu sahte bir alçakgönüllülük 
olarak almayın.

652
01:13:51,547 --> 01:13:55,387
Ozu’nun kamerasının bakıcısı olmaktan
gurur duyuyordum."

653
01:13:54,868 --> 01:13:57,267


654
01:13:57,267 --> 01:14:00,587
“Belki daha da fazlası, çünkü asistanı
olarak bile,

655
01:14:01,068 --> 01:14:02,947
“onu tanıyabildim ve hayranlık duydum.

656
01:14:02,947 --> 01:14:05,387
“O zamanlarda, tüm diğer asistanlar 

657
01:14:05,387 --> 01:14:07,307
“çoktan kameraman olmuşlardı…

658
01:14:07,307 --> 01:14:10,668
“ama ben hala yalnızca Ozu’nun ekibinde
bir asistandım.

659
01:14:10,668 --> 01:14:12,588
“Bir gün, bana şöyle dedi,

660
01:14:13,067 --> 01:14:15,468
“’Nasıl olsa er geç bir gün
kameraman olacaksın,

661
01:14:15,468 --> 01:14:17,388
“’neden biraz sabırlı olup

662
01:14:17,388 --> 01:14:19,787
büyük evin köpeği olmayı beklemeyesin?'"

663
01:14:22,188 --> 01:14:24,108
“Onun işlerini çok takdir ediyordum.

664
01:14:24,587 --> 01:14:26,988
“Meslektaşlarımın çoğu daha çok
kazanıyordu.

665
01:14:26,988 --> 01:14:28,867
“En tepede, haber kameramanları 

666
01:14:28,867 --> 01:14:30,708
“çok iyi ücretler alıyorlardı.

667
01:14:30,708 --> 01:14:32,628
“Ama ben olduğum yerde kaldım.

668
01:14:33,067 --> 01:14:35,947
"Ozu’nun yanında olmak istedim.

669
01:14:36,468 --> 01:14:37,428
Benim tercihim buydu.”

670
01:14:42,467 --> 01:14:44,387
Bir filmi çekmeye başlamadan önce

671
01:14:44,387 --> 01:14:47,267
Ozu ile uzun tartışmalarınız olur muydu?

672
01:14:47,267 --> 01:14:51,107
“Hayır. Tartışmamız olurdu diyemem.

673
01:14:51,107 --> 01:14:54,987
“Yalnızca konuşurduk, her zaman
olduğu gibi, 

674
01:14:54,987 --> 01:14:56,387
“çok geniş çaplı olduğu söylenemez.

675
01:14:56,387 --> 01:14:59,267
“zaten, ona söyleyecek çok az şeyim olurdu

676
01:14:59,267 --> 01:15:02,108
“ve bunlar da yönetmenliğine ilişkin değildi.

677
01:15:02,108 --> 01:15:04,588
“En fazla, şu tür şeyler sorardım,

678
01:15:04,588 --> 01:15:06,987
“’Film ne uzunlukta bir zamanı kapsıyor?

679
01:15:06,987 --> 01:15:10,947
“’bir kaç hafta? Bir kaç ay? Bir yıl?’

680
01:15:10,947 --> 01:15:14,308
“Ve bunun nedeni ışıklandırma idi,

681
01:15:14,308 --> 01:15:18,148
“mevsimler ile ilgili bir fikir
edinebilmek için.

682
01:15:18,148 --> 01:15:21,507
"Ogawa’nın filmlerini gösterdiği 
günlerden bu yana,

683
01:15:21,507 --> 01:15:25,347
“asla 50 milimetre dışında bir lens 
kullanmadı.

684
01:15:25,347 --> 01:15:27,267
“sıklıkla şöyle dediğini hatırlarım,

685
01:15:27,267 --> 01:15:30,147
"'Ogawa, neden bana ısrarla

686
01:15:30,147 --> 01:15:31,588
"'40 milimetreyi öneriyorsun?

687
01:15:31,588 --> 01:15:34,947
“50’yi daha çok sevdiğimi gayet iyi
biliyorsun.'

688
01:15:34,947 --> 01:15:37,307
“Sonraları, ben de bir kez ona 
bir sahneye

689
01:15:37,307 --> 01:15:39,667
“başka bir lensten bakmasını önerdim.

690
01:15:39,667 --> 01:15:42,147
“Yalnızca bir kere.

691
01:15:42,147 --> 01:15:45,027
“vizörden baktı ve şöyle dedi,

692
01:15:45,027 --> 01:15:47,867
’Tam düşündüğüm gibi - 50 kadar iyi
değil.'"

693
01:15:50,307 --> 01:15:53,187
“Ben de güzelim 50’yi kameraya geri
taktım,

694
01:15:53,187 --> 01:15:55,107
“bir parça dişlerimi gıcırdatarak tabii.

695
01:15:55,107 --> 01:15:56,547
“Ve o günden sonra,

696
01:15:56,547 --> 01:15:59,907
ben de asla bir kez daha 50 milimetreyi
sorgulamadım."

697
01:16:05,667 --> 01:16:07,587
“Geniş açılı bir lens kullanmak

698
01:16:07,587 --> 01:16:09,987
“görüş alanını her iki yandan genişletir,

699
01:16:09,987 --> 01:16:12,867
“yüksekliği de değiştirir.

700
01:16:12,867 --> 01:16:16,188
“Ama Ozu bunu istemiyordu.

701
01:16:16,188 --> 01:16:18,147
“Sessiz filmler zamanında,

702
01:16:18,147 --> 01:16:21,507
“daha doğrusu, sesli filme geçiş ile,

703
01:16:21,507 --> 01:16:23,868
“karenin genişliği biraz daraldı 

704
01:16:23,868 --> 01:16:26,307
“eklenen ses bandı nedeniyle.

705
01:16:26,307 --> 01:16:29,187
“Öncesinde, negatifin tüm genişliğini
kullanabiliyordunuz,

706
01:16:29,187 --> 01:16:31,107
“ama artık değil.

707
01:16:31,107 --> 01:16:34,387
Sanırım bu değişiklik onun kompozisyon
algısını etkiledi"

708
01:16:52,227 --> 01:16:54,627
“Işıklandırmanın sorumluluğunu tamamen
bana bırakırdı.”

709
01:16:56,707 --> 01:16:59,027
“Bir filmde, bir baba vardı.

710
01:16:59,027 --> 01:17:00,547
“Filmin sonunda babanın öldüğü

711
01:17:00,547 --> 01:17:03,907
“bir sahne vardı.
Hatırlar mısınız?

712
01:17:03,907 --> 01:17:04,867
“Hastane odasını çok aydınlık

713
01:17:05,347 --> 01:17:07,267
“olacak şekilde ışıklandırdım …

714
01:17:07,267 --> 01:17:09,667
“sanki güneş içeride parlıyor gibi..

715
01:17:09,667 --> 01:17:12,067
“Böyle bir yerde,
bir hastanede,

716
01:17:12,067 --> 01:17:16,387
“dışarıda hava güzelse insan 
şefkatle dolar.

717
01:17:16,387 --> 01:17:21,747
Bu nedenle güneş ışığının odanın içersine
büyük bir yoğunlukta dolmasını sağladım"

718
01:17:23,107 --> 01:17:25,027
"Ozu bana döndü ve dedi ki,

719
01:17:25,027 --> 01:17:26,467
“’Ne yaptın sen?

720
01:17:26,467 --> 01:17:27,427
“’Neden?

721
01:17:27,427 --> 01:17:29,827
“’Fena da olmamış.’

722
01:17:29,827 --> 01:17:33,187
“Ben de yanıtladım, ‘Dürüst olmam gerekirse,

723
01:17:33,187 --> 01:17:37,027
“’yaşlı adamın karanlıkta ölmesine 
gönlüm razı olmadı.

724
01:17:37,027 --> 01:17:39,947
“’Ölüm anında çevresinin ışıkla 

725
01:17:39,947 --> 01:17:42,387
sarılmasını istedim.’”

726
01:17:45,187 --> 01:17:47,107
“’Aynen böyle çekiyoruz’,

727
01:17:47,107 --> 01:17:50,507
diyerek Ozu bana övgüsünü sundu."

728
01:17:52,387 --> 01:17:54,787
“Genelde, çekimler için
ne düşündüğünü

729
01:17:54,787 --> 01:17:56,227
“hatta sevip sevmediğini

730
01:17:56,227 --> 01:17:58,627
“bana söylemezdi.

731
01:17:58,627 --> 01:18:01,027
"Ozu’nun şöyle birşey dediğini
hiç duymadım,

732
01:18:01,027 --> 01:18:03,907
“’Bu iyi bir çekim oldu.’

733
01:18:03,907 --> 01:18:06,467
“En fazla, bir kaç gün sonra şöyle derdi,

734
01:18:06,467 --> 01:18:09,827
“’Geçen gün, hiç de fena değildi.’

735
01:18:09,827 --> 01:18:11,747
Evet, genelde böyle yapardı."

736
01:18:11,747 --> 01:18:14,627


737
01:18:16,067 --> 01:18:17,987
“Bir keresinde sormuştu,

738
01:18:17,987 --> 01:18:19,427
“’Kız arkadaşın var mı?’

739
01:18:19,427 --> 01:18:22,787
“Ben de, 'Evet. Üç ayağı var.’ dedim

740
01:18:22,787 --> 01:18:26,506
“’Onu her zaman sırtımda taşıyorum.’

741
01:18:26,506 --> 01:18:29,547
“Tripodumdan söz ediyordum.

742
01:18:30,027 --> 01:18:32,427
“Bu aramızda bir espri olarak kaldı.

743
01:18:32,907 --> 01:18:34,827
“’Şu kız arkadaşın, üç ayaklı olan',

744
01:18:35,307 --> 01:18:36,747
“diye dalga geçerdi,

745
01:18:36,747 --> 01:18:39,147
‘hiç fena gözükmüyor. Çok çekici.'"

746
01:18:54,987 --> 01:18:56,387
“Onu çok severdim.

747
01:18:56,387 --> 01:19:00,707
“Ölümüne kadar da onun için çok özel
hislerim oldu,

748
01:19:00,707 --> 01:19:02,147
ve Ozu bunu bilirdi."

749
01:19:04,547 --> 01:19:08,867
“Biliyorum, bunu söylemem garip
gelebilir…

750
01:19:08,867 --> 01:19:12,267
“…ama ben belki de bunca uzun zaman 

751
01:19:12,267 --> 01:19:14,667
“tek bir yönetmenle çalışan

752
01:19:15,147 --> 01:19:18,027
“dünyadaki tek kameraman olabilirim…

753
01:19:18,027 --> 01:19:21,347
“asistanlıktan başlayıp sonuna kadar.

754
01:19:21,347 --> 01:19:24,747
“Bir başkasının böyle bir iddiası 
olabileceğini sanmıyorum.

755
01:19:25,226 --> 01:19:28,587
Ozu için çalışmak… gururum ve
mutluluk kaynağım oldu."

756
01:19:46,827 --> 01:19:49,627
“İç çekimler har zaman stüdyoda yapılırdı,

757
01:19:49,627 --> 01:19:51,587
“asla mekanda değil.

758
01:19:51,587 --> 01:19:55,427
“Tek istisnası tren çekimleriydi.

759
01:19:55,427 --> 01:19:58,747
“Bir tren içi çekimi söz konusu olduğunda..

760
01:19:59,267 --> 01:20:02,666
Ozu’ya şöyle derdim ‘Heryerde olabilir
ama stüdyoda olmasın.’”

761
01:20:04,586 --> 01:20:05,546
“Ve bunu kabul ederdi."

762
01:20:07,466 --> 01:20:08,546
“Ne yaparsanız yapın 

763
01:20:09,067 --> 01:20:11,947
tren çekimi stüdyoda asla iyi
olmuyor. 

764
01:20:12,467 --> 01:20:15,787
“Herşey sallanıyor, ama yanlış yönde. 

765
01:20:15,787 --> 01:20:19,627
“Bu nedenle gerçek trenlerde çekim
yapmamızı isterdim. 

766
01:20:19,627 --> 01:20:21,107
“Şundan emin olabilirsiniz,

767
01:20:21,107 --> 01:20:23,467
“Ozu’nun yaptığı savaş-sonrası her filmde

768
01:20:23,987 --> 01:20:25,387
trenler gerçektir."

769
01:20:33,467 --> 01:20:36,347
“Mekan keşifleri için çok zaman 
harcardık,

770
01:20:36,347 --> 01:20:38,186
“ama asla araba kullanmazdık.

771
01:20:38,547 --> 01:20:41,506
yaya dolaşırdık… hep yaya."

772
01:20:43,426 --> 01:20:45,787
“Hatta bununla ilgili bir esprimiz vardı:

773
01:20:45,787 --> 01:20:49,706
Mekan keşfinden ancak öldüğümüzde 
kurtuluruz.”

774
01:20:50,187 --> 01:20:52,107


775
01:21:10,306 --> 01:21:13,186
Bu son sorum olacak. 

776
01:21:13,186 --> 01:21:14,146
“Evet.”

777
01:21:15,587 --> 01:21:17,467
Ozu’nun ölümünden sonra başka..

778
01:21:17,467 --> 01:21:19,946
yönetmenlerle çalıştınız mı?

779
01:21:20,787 --> 01:21:22,826
“Evet, çalıştım."

780
01:21:23,267 --> 01:21:26,626
“Ama bu işlerde son derece mutsuzdum.

781
01:21:26,626 --> 01:21:29,506
Uzunca bir süre, sersemlemiş hissettim."

782
01:21:31,426 --> 01:21:32,867
“Nasıl açıklayabilirim bunu?"

783
01:21:34,306 --> 01:21:36,707
“Bir süre daha çalışmaya devam ettim,

784
01:21:36,707 --> 01:21:39,067
“ama işime karşı hiç birşey hissetmiyordum,

785
01:21:39,067 --> 01:21:42,386
“veya birlikte çalıştığım yönetmene karşı.

786
01:21:42,747 --> 01:21:43,667
Birşeyler yok olmuştu."

787
01:21:47,147 --> 01:21:50,427
"Ozu bendeki en iyiyi ortaya çıkarmıştı…

788
01:21:50,427 --> 01:21:53,266
“ve ben de ona elimden gelenin en iyisini 
vermiştim. 

789
01:21:53,707 --> 01:21:55,627
“Diğerleri ile çalışırken…

790
01:21:55,627 --> 01:21:57,547
bendeki en iyi artık kalmamıştı."

791
01:22:05,227 --> 01:22:06,187


792
01:22:11,506 --> 01:22:14,346
"Ozu’ya teşekkür borçluyum.

793
01:22:14,346 --> 01:22:16,306
Bazen insan yalnız hissediyor."

794
01:22:18,226 --> 01:22:19,186
“Artık gidin.”

795
01:22:21,547 --> 01:22:22,507
“Teşekkür ediyorum.”

796
01:22:23,986 --> 01:22:26,866
“Evet…insan yalnızlaşıyor."

797
01:22:28,267 --> 01:22:30,706
“Sizlerin ‘ruh' dediğiniz,

798
01:22:30,706 --> 01:22:33,067
bir başkasına asla açıklanamayan şey…”

799
01:22:35,506 --> 01:22:38,386
“Bu nedenle…insanlar,

800
01:22:38,386 --> 01:22:42,667
“birlikte çalıştığı insanlar..
onları önemserdi.

801
01:22:43,186 --> 01:22:45,547
“Bir yönetmenden çok fazlasıydı.

802
01:22:46,066 --> 01:22:47,467
“Bir krala benziyordu.

803
01:22:47,467 --> 01:22:49,906
“Şimdi…bu anlarda...

804
01:22:49,906 --> 01:22:51,307
mutlu olmuş olmalı.”

805
01:22:53,746 --> 01:22:55,666
“Bugün pek kendimde değilim."

806
01:22:58,027 --> 01:22:59,947
“Lütfen… gidin artık

807
01:22:59,947 --> 01:23:01,426
ve beni burada yalnız bırakın."

808
01:23:03,346 --> 01:23:04,746
“Özür diliyorum.”

809
01:23:06,666 --> 01:23:09,987
"Yasujiro Ozu iyi bir adamdı.”

810
01:23:11,787 --> 01:23:13,667


811
01:23:17,066 --> 01:23:18,507


812
01:23:27,106 --> 01:23:29,026


813
01:24:30,787 --> 01:24:33,586


814
01:24:40,586 --> 01:24:42,346


815
01:25:06,266 --> 01:25:11,346


816
01:25:11,346 --> 01:25:13,226


817
01:25:13,226 --> 01:25:16,066


818
01:25:18,026 --> 01:25:19,506


819
01:25:32,186 --> 01:25:36,346
Üzgün olmalısın.
Gittiler ve seni yalnız bıraktılar.

820
01:25:36,826 --> 01:25:39,506
Çok ani oldu.

821
01:25:39,506 --> 01:25:41,426
- Dediğim dedik bir kadındı,

822
01:25:42,786 --> 01:25:45,186
ama bunun olacağını bilseydim 

823
01:25:45,186 --> 01:25:49,226
hayattayken ona daha nazik davranırdım.

824
01:25:50,546 --> 01:25:54,146
Tek başına yaşayınca, günler daha uzun
gelecek.

825
01:25:54,146 --> 01:25:57,866
- yalnızlık işte… ne kadar üzücü.

826
01:26:15,066 --> 01:26:16,866


827
01:26:50,586 --> 01:26:56,426
çeviri: @susubutun

